Türkiye güçlü liderle devam etmeli

Türkiye açısından tarihi öneme sahip, hassas ama bölge ve dünya tarafından da çok yakından takip edildiğini bildiğimiz hatta iç ve dış birçok kesimin siyasi bir kaybettirme enstrümanına dönüştürme çabalarını anladığımız Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Seçimleri’ne 10 günden az bir süre kaldı. Seçim kampanyaları hızla sürüyor, çarşaf çarşaf anketler yayınlanıyor. İslam dünyasından siyasiler, akademisyenler ve kanaat önderlerine 14 Mayıs ile ilgili kanaatlerini sormaya devam ediyoruz. Sekiz farklı ülkeden sekiz farklı ses kendi üslupları ile oldukça önemli noktalara dikkat çekti.

Numan Aruç.

Erdoğan her zaman hakkın yanında oldu

*Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi’nden Prof. Dr. Numan Aruç (Üsküp):

Bizim en önemli meselemiz, demokratik sevgi, demokratik akıl ve demokratik kültürün korunmasıdır. Bugün yeryüzünde insanlığın en büyük problemi, çıkmazı budur.

Asrın felaketi döneminde seçim kararı alınması demokratik gelişmişlik işaretidir.

Bu seçimlerin dünyaya verdiği en büyük mesaj Türkiye’yi yöneten akıl demokratik bir akıl olduğudur. Onu temsil eden, yöneten zat, kıymetli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bana göre demokrasi tarihinde, bu kadar, hiç tereddütsüz olağanüstü durumlarda bile demokrasiyi savunması takdire şayandır.

Bu açıdan bakıldığı zaman Türkiye dünyaya, hassaten, sadece demokrasinin çok düşük bir seviyede olduğu İslam dünyasına, Türk dünyasına değil Avrupa’ya bile bir demokrasi dersi verdiği ve demokrasi örneği verilmiştir diye düşünüyorum.

UKRAYNA, SURİYE, BALKANLAR’DA ŞAHİT OLDUK

Dünya insanlık tarihinin en ağır istikrarsızlık dönemini yaşıyor.

Türkiye’deki bu seçimler, başta Türkiye’ye, bölgeye ve bütün dünyaya, insanlığa istikrar meşalesi olacaktır. İstikrar mesajı olacaktır. Yani, insanlığın istikbaline, huzur, adalet ve rahatlığın mesajı olacaktır.

Reisicumhur Erdoğan, demokratik seviyenin, demokratik kültür ve medeniyetin temsilcisidir. Her zaman hakkın ve adaletin yanında olmuş, insanlığın huzurunu hedeflemiştir.

Biz bu gerçeği, Ukrayna savaşında, Suriye savaşında, Balkanlar’da, Uzak Doğu’da kimsenin dinine, imanına milliyetine kararlılıkla uygulanırken gördük.

Türk milleti, Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin istikrar, demokrasi ve huzur politikasının devamına karar verirse, 15 Mayıs sabahı insanlığa, yeryüzüne yeni bir Türk-İslam aklı, Türk-İslam nizamı ve Türk-İslam stratejisi, Türk-İslam siyaseti arz edileceğini düşünüyorum.

2 hafta önce Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov “Yeni dünya düzeni kurmamız lazım. Her şey çöktü” dedi. Bu çöküşte Rusya’nın, Amerika’nın, Avrupa’nın büyük katkıları var.

Şu anda bütün nizamların, bütün sitemlerin çöktüğü bir dönemde, Türkiye’deki bu seçim yeryüzüne, insanlığa, başta Türklere ve Müslümanlara, bütün insanlığa yeni bir nizam, yeni bir düzen getirecektir.

Saide Osmani.

Türk halkı tarihi sorumluluğunu yerine getirmeli

*Dr. Saide Osmani (Fas):

Türkiye’deki 14 Mayıs seçimleri belirleyici bir küresel hadise ama aynı zamanda dahili ve harici düzeylerde zorlukları olan bir hadisedir.

Türkiye, gerçekleştirdiği projelerin yanında kendisini vuran depremle baş etme konusunda ve tüm ülkelerin büyük sorunlar yaşadığı Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerinin hafifletilmesinde bile büyük oranda başarılı olmuş bir ülke. Aynı şekilde, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın dünya üzerindeki etkilerini iyi şekilde değerlendirdi.

Ekonomik faktör seçmenin kararında en etkili ve belirleyici faktör olabilir. Ancak, AK Parti’nin başlattığı reform çabalarına ve projelerine rağmen, kötüleşen ekonomik durumun, dış şartlar ve faktörlerle de bağlantısı olduğu için, etkilerini kısa bir sürede hafifletmek zor gözüküyor.

Bundan dolayı 6’lı Masa ittifakının başarılı olma ihtimali yabana atılmamalı. AK Parti’yi bekleyen tehlike, kendisinden ayrılanların kurduğu partilerin aynı tabandan oy devşirmesidir.

Şu da var ki 6’lı Masa bir dizi sorunla karşı karşıyadır ki, seçimlerdeki durumunu olumsuz etkileyecektir. Masa’yı oluşturan unsurların amaç ve vizyonları arasındaki temel farklılıkların üstesinden gelebileceğine kimsenin güveni yoktur. Devleti yönetme konusundaki deneyim eksikliği de cabası.

Bir sonraki uluslararası denklem çatışma ile karakterize edilen çok kritik bir aşamadır ve dolayısıyla büyük bir iç siyasi istikrar ve Türkiye’nin üstün çıkarlarına hizmet eden sağlam bir liderlik gerektirmektedir. Dolayısıyla Türk halkı tarihi sorumluğunu yerine getirirken ideolojik farklılıkları bir kenara bırakıp sandık başına gitmeli.

Sad Haşim Sendatuk.

Yüzyılın en önemli seçimi

*Kotabato Üniversitesi Başkanı Sad Haşim Sendatuk (Bangsamoro- Filipinler:

Türkiye’deki seçimler özelde Türkiye ve genelde İslam dünyası için bu yüzyılın en önemli seçimler olarak görülmekte. Recep Tayyip Recep Tayyip Erdoğan’ın kaybetmesi durumunda, Türkiye’nin gelişmiş ülke seviyesine ulaşma ve savunma sanayii alanında kalkınma projesi sekteye uğrar.

Uluslararası alanda ise, Türkiye’nin rolü geriler. Zaten, ABD ve diğer Batılı ülkeler Türkiye’nin uluslararası siyasi planda aktif rol almasına karşılar.

Türkiye’deki hayır kurumlarına gelince, gözle görülür bir gerileme söz konusu olacak. Bazıları ise baskılardan dolayı faaliyetlerini durduracak. Erdoğan’ın kazanması halinde ise Türkiye’nin tüm sahalarda ilerlemesi için yeni ve güçlü bir başlangıç olacak. Türkiye tam egemen bir konuma gelecektir.

Aynı şekilde Türkiye, İslam dünyası ve Arap ülkelerinin yakınlaşmaları ve küresel siyasette etkisi olmaları önemli role sahip olacaktır. Biz, Filipinler’deki Morolu Müslümanlar, Türkiye’yi küresel planda ilk sıradaki ülkeler düzeyine çıkarmasından dolayı Erdoğan’ın seçimleri kazanacağı kanaatini taşıyoruz.

Yasin Ravaşde.

Batı’nın sadık askeri olur

*Sınır Tanımayan Adalet Örgütü Başkanı Yasin Ravaşde:

Seçimler Türkiye’nin son 30-40 yıldaki en önemli ve kritik seçimleri. Karmaşık ve birbiri ile iç içe geçmiş iç ve dış koşullarda yapılmaktadır. Türkiye hızla gelişen bir ülke. Türkiye güçlü olmasaydı yakın ve uzak düşmanlarının avı olurdu.

Muhalefetin işbaşına gelmesi Üçüncü Dünya’ya açılım çarklarının durması, Türkiye’nin bu bölgeleri kaybetmesi, yüksek maliyet bahanesi ile savunma sanayinin durması manasına gelecektir. Bunlar da Batı’yı ziyadesiyle memnun edecektir.

Batı’nın seçimlere iktidar partisi ve Türkiye Başkanı aleyhine doğrudan müdahalesi, Türkiye’yi eski durumuna yani “Dinle ve itaat et” sistemine, Erdoğan öncesi döneme döndürmeyi hedeflemektedir. Yani, şimdi olduğu gibi kararlara katılan, etkileyen bir öncü ve ortak değil, NATO’nun sadık bir askeri olma, özellikle de silah, teknoloji alanında Avrupalılar ve Amerikalıların pazarı ve tüketicisi olma….

Türkiye’nin başlatılmış reform ve kalkınma projelerini durdurmaya değil geliştirmeye ve tamamlamaya ihtiyacı var. Türkiye’nin iç ve dış koşullar nedeniyle, öncelikle mevcut başkanın devam etmesine ve parlamentoda güçlü bir muhalefete ihtiyacı var.

Hayat Selmani.

Tarihi yol ayrımı

*Annabe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayat Selmani (Cezayir):

Seçimler hem Türkiye için hem de bölgesel ve uluslararası düzeyde oldukça önemli bir hadise olarak görülmekte. İttifaklar üzerinden sıkı bir rekabet yaşanan seçimlerin sonucu ne olursa olsun, etki ve yankıları, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp, tüm bölge ve hatta uluslararası düzeyde kendisini hissettirecek.

Türkiye siyaseti üzerine uzman olan kişilerin görüşleri, başkanlık seçimlerinin ülkenin siyasi tarihinde bir yol ayrımı oluşturduğu üzerinde ittifak halinde. Bu seçimler bölgedeki siyasi dengeleri de etkileyecektir.

Rusya-Ukrayna savaşı, bazı Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin karşı karşıya olduğu sorunlar ve rahatsızlıklar gibi bölgesel ve uluslararası çatışmaları hafifletme rolünde ülkenin izlediği dış politika da etkilenecektir.

Taha Hamid Hasan el Anbeki.

Türkiye’nin dış politikası etkilenir

*Mustansariyye Üniversitesi’nden Prof. Dr. Taha Hamid Hasan el Anbeki (Irak):

Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası bir güç olduğu dikkate alındığında, Türkiye başkanlık seçimlerinin ülke içine ve bölgesel, uluslararası ilişkilerine büyük etkisi olacak. Türkiye bir NATO üyesi ve aynı zamanda bölgesel ve uluslararası meselelerde aktif bir rol oynamakta. Mevcut Başkan Erdoğan, seçimleri kazanması halinde -ki halk nezdinde büyük bir karşılığı olduğundan dolayı büyük bir ihtimaldir- içeride ve dışarıdaki siyasi, ekonomik projelerini sürdürme ve tamamlama imkânı bulacaktır.

Muhalif liderin kazanması durumunda ise Türkiye’nin mevcut siyasi düzeninin iç ve dış siyasi kilometre taşlarının birçoğunu etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.

Hasan Muhammed Osman Yasin.

Ülkenin stratejik ve ekonomik durumu güçlenir

*Uluslararası Ceza Hukukçusu Doç. Dr. Hasan Muhammed Osman Yasin (Sudan):

Deprem nedeniyle zor bir durumdan geçmesine rağmen hukukun egemenliği, adalet kuralları uyarınca seçimleri vaktinde yaptıran Türkiye devletini kutlamak gerekir.

Türkiye’nin 14 Mayıs başkanlık seçimleri bize Türkiye’nin olgunlaşmış güçlü bir demokratik iradeye sahip olduğunu, hukuk prensipleri ve değerlerine, uluslararası normlara riayet ettiğini teyit etmektedir.

İşbaşına gelecek hükümet şu anki mevcut dengeli yaklaşım ve sistemi aynen korur ise seçim sonuçları Türkiye’nin stratejik ve ekonomik durumunun güçlendirecektir. Türkiye’nin seçim sonuçları Anadolu, Orta Doğu ve Müslüman toplumun istikrarına katkıda bulunur.

Türkiye’nin başkanlık seçimleri aynı zamanda uluslararası toplumun barış ve güvenliği güçlendirmesine de yardımcı olacak.

Katib bin Fehd Eş Şimmeri.

Erdoğan’ın zaferi dünya için kazanç

*Avukat Katib bin Fehd Eş Şimmeri (Suudi Arabistan):

Türkiye seçimleri, Türkiye ve dünya için önemli. Erdoğan seçimlerden zaferle çıkarsa bu ekonomik büyüme programını tamamlaması yolunda Türkiye ve dünya için bir kazanç olur. Deprem felaketinin üstesinden gelmiş ve Türkiye’ye sözünü tutmuş olur.

Seçimler onlarca yıldır Türkiye’nin tabii kaynaklarından istifade ermesini engelleyen uğursuz anlaşmanın sona ermesi ile eşzamanlı bir dönemde gerçekleşmektedir. Dualarım Başkan Erdoğan’ın zaferi ve Türk halkının refahının artması içindir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir